Oğlak Burcu
Burçlar birer enerji, birer arketiptir. Yeryüzü sahnesindeki temsili enerjiler, temalardır. Hepimiz tüm burç enerjilerini az veya çok doğum haritamızda taşırız, hepimiz bir zaman kalitesinde eşsiz ruhlarla doğarız ve Güneş burçlarımızdan ibaret değiliz. O nedenle her Koç’u, her Boğa’yı aynı kişiymişçesine değerlendiremeyiz. Yeryüzünde 12 tip insan yoktur.
21 Aralık gecesi yeryüzünün Kuzey tarafının karanlıkla en çok buluştuğu gecedir. Eskiler bu gece Güneş’in kendini yenileyerek daha güçlü doğmak için güç topladığını düşünürlerdi.
Küçük yaşlarından itibaren güçlü olmak için kendini yenileyen Oğlak’lar da bugünden itibaren doğmaya başlarlar. Tıpkı doğadaki Oğlak’lar gibi zirvedeki kayalıklara azimle tırmandıkları bir kendini tanıma yolculukları vardır. Kış mevsiminin öncüsü Oğlak’lar Kış mevsimini adeta hep içlerinde hissederler. Hayat onlar için karlı bir yoldur. Ama neden arada durup kar topu oynamasınlar?
Eğlence, aşk, flört ve hobilerini dahi ciddiye alan, onları bile disiplinle yapan ve görev sayan bu ruhlar, en derinlerde, çocukluklarında dahi kendilerine ebeveynlik etmiştir. Aslında içlerinde çocuk ruhlarına, kendilerini bırakmaya, güvenmeye en çok onlar ihtiyaç duyar. Ve elbette güvenlerini kazanmak zordur.
Sevilmek, onaylanmak, takdir görmek ihtiyacı kendisini duygusal konularda göstermez, onlar ilgiyi ve saygıyı istemezler. Alırlar. Bunun için gözleri daima o karlı tepelerdedir. Onları korkutmayan yokuşlarla yükseklere yılmadan tırmanırlar. Sorumluluk, disiplin, azim Oğlak burcu ile ilgilidir. Bu yüzden yöneticiler, müdürler, patronlar, devlet başkanları genellikle Oğlak burcu kişileridir. Aynı zamanda en iyi öğretmenler, yaşamımızdaki otoriter kişilerdir. Yönetici gezegenleri Satürn, bizim süper egomuz, yani toplum tarafından onaylanma ihtiyacımızdır. Ve yaşamdaki sevgiyi buradan alırlar. Ancak çıkılan bu yolu kendi kalpleri de istiyor mu, durup düşünmeleri gerekmektedir. Yoksa zirvede çok üşüyebilirler.
Oğlak, mitolojide Atlas’tır. Dünya’nın yükü omuzlarında gibi hissederler, hep kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalmışlardır. Atlas mitolojide Zeus’a karşı gelmiştir çünkü kendi üstünde bir otorite istemez. Hatta yönetici gezegeni Satürn (Kronos) da mitolojide otoritesini kaybetmemek için çocuklarını yutmuştur.
Satürn aynı zamanda korkularımızla ilgilidir. Oğlak’lar korkularından kaçmak adına dayanıklılık ve sorumluluk bilinçlerini geliştirmiştir. Reddedilme ve başarılı olamama korkuları baskındır. Sınırlarını korumak onlar için önemlidir. Yalnız kaldıklarında bu daha kolay olduğu için genellikle yalnızlığı tercih ederler.
İlişkilere açılmak ve güvenmek onlar için zordur. Ancak birini severlerse sevginin peşinden de yılmadan çaba harcayabilirler. İlişkinin adım adım ve istikrarlı ilerlemesi, aşkın ciddiye alınması onlar için önemlidir ve çok sadıktırlar. Sevgi sözcükleri süslü olmasa da gerçek ve derindir. Güvenecekleri birini bulamazlarsa statü veya mantık için evlilik yapmak söz konusu olabilir.
Medikal astrolojide; en çok depresyonla ilgilidirler. Olayların kötü yanlarına, bardağın boş tarafına odaklanmak depresyonu getirir. Satürn sınırlarla ilgili olduğu için bedenimizin sınırları olan cilt hastalıkları Oğlak burcu ile ilgilidir. Diş ve kemik problemleri de yaşayabilirler.
Oğlak burcunun tasviri balık kuyruklu oğlaktır. Çünkü tecrübelerin ve kuralların içinde merhamet ve bilgelik olmak zorundadır. Yaşları ilerledikçe daha huzurlu olurlar. Kendi balık kuyruklarını görmeye başlarlar. O nedenle yaş aldıkça çocuklaştıklarını ve kendilerini düzene teslim ettiklerini fark edebilirsiniz.
Tarot’ta Oğlak burcu kartı ‘Şeytan’dır. Oğlak burcunun gölge yanlarını simgeler. Karanlık ve karamsar düşüncelerle, kişinin kendi kendisini depresyona sürüklemesi söz konusudur. Bazen de zirveye çıkmak için hırsa bürünmek, takılı kalmak, inatçı olmakla ilgilidir. Şayet burada balık kuyruğa yani maneviyata da odaklanmazsa, kendi yolundan çıkabilir. Ancak hepimizin içinde var olan karanlık ve aydınlık yanlarını fark ederse, kendini tamamlayarak ilerleyebilir.
Oğlak burcunda yerleşen alanlarımız, her zaman amacımıza geç yaşta da olsa ulaşmayı vaat eder.
Bize zamanın ve hayatın, kişiliğimizin ve bedenimizin sınırlarını hatırlatarak, kendimize öz saygımızı geliştirmeyi, kendi ayaklarımızın üstünde durmayı öğreten, hayata gerçekçi bakmamızı sağlayan Oğlak’lar. İyi ki doğdunuz!